|
Kendim hariç bütün delilerle aram iyi... Tek sorunum kendimle... Dopamin, seratonin... Evet gerekli... Akıl hastaneleri bunun için var değil mi? Gerçek bir deli miyim yoksa part-time deliliği meslek mi edinmişim henüz çözemedim. Cevapsız kalan sorular ve obsesif kompülsiv bozukluklar... Kasıklarımda hala o garip ağrı... Hislerimi ameliyatla aldırdım, narkoz gerekmedi zira donuk bir bedeni kesip biçmek zor olmamış olmalı... Katatonik şizofreni... Adı bu evet... Acaba kahve ile şarabı karıtırsak manik depresyon etkisi yaratır mı? Kahve manik bir içecek ne de olsa, şarap da sağlıklı akıllar tarafından sadece şato biryan eşliğinde tüketilen güzide içki... Akıl hastanelerinde ne zaman Fransız mutfağı konulacak o aptal metal tabaklara? Verdikleri plastik bardaklarla da bileklerimizi kesmenin bir yolunu bulamayacak mıyız zamanla? Mavi haplar sabahları ve köpük köpük kodein yanında hediyesi... 2 doz ve ağrı sızı yok... Sabahtan akşama kadar porno film izlemek istiyorum, manasız gidiş gelişlerinden başka bir şey düşünmemek için ve cehennemin dibinden aşağı atlamak istiyorum... Adrenalin olsun, maksat bu... Saat 3 olmuş, zırva dolu hayattan bir gün daha gitmiş ve part-time deliliğimin mesai saati bitmiş... Şimdi uyku zamanı ve güneş bize doğmuyor usta, hala doğmuyor ve hiç doğmayacak... |
| henry lee March 21, 2007 02:16 PM PDT take the deep breath nothing's existential in just one bed but the pillow burning, suffocating, volunteer to burry burn, buff, bury someone's in a hurry burn, buff, bury someone's in a hurry | ||
| Leave a Comment: |