Entry: Sancı:İstasyon İnsanları Mar 5, 2007




istasyonlar.. yalnızlık avcıları... şehrin en yalnız parçası olmalı bu istasyon belki de ben öyle görmüşüm -ki her bir bekleyen insanı yalnız,profosyonel- bu anıları yürek parçalayan yer küre parçasını... en son hangi istasyondan nefret ettim hatırlıyor muyum acaba? senin arkandan el bile sallayamadığım o yerden nefret etmek isterdim oysa ki ilk orada gelmiştik beden bedene... nefret bile edemiyordum istasyonlardan... işte geldim yine, terk diyorum acılar şehrini uğruna içtiğm son kadeh elimde... bunları düşünerek geldim, her terk edişimin içimden kopan yıldız parçalarıyla dünyaya duyurulduğu bir gündeyim... istasyonda bana bakıyor herkes, gözlerimden mi anlaşılıyor acaba nefretin ve nefret edememenin hüznü? usulca bakıyorlar bana önce derin derin sonra gizlice kaçamak bakışlarla... her adımda arkamdan savrulan siyah deri montuma, kırmızı giderek daha kırmızı saçlarıma, gözleimi çevreleyen mor halkalara -uykusuzluk ve acı biriktirdiğim- ve son bir gayretle derin derin içime çektiğim son esrarlı cigarama...ben de bakıyorum hepsine teker teker, tanıdık, çok tanıdık ama anlamını kaybetmiş yüzler içinde sahte gözler... gözlerim öyle gerçek geliyorki onlara imsenin karşı koyamadığı simsiyah gözlerim deliyor zırhlarını, çıplak kalıyorlar hissediyorum korkuyorlar, anlıyorlar ki ''ben bu dünyanın gözleriyim''... dünya yansıtıyorum o iki yalnız çukurdan... bana lanet ediyorlar usulca içlerindeki profosyoneli açığa çıkardığım için... dünyayı gösterdiğim için... tıpkı senin gibi... dünyaları verdiğim gözlerime inanmayan senin gibi..fısıltılr halinde geliyor kulağıma küfürleri... umursamıyorum,rüzgara veriyorum bedenimi ve işte beklediğim an, trenin düdüğü çaldı... dönüp son kez bakıyorum insanlara hala arkamdan bakan, gözlerimle diyorum ki 'gidiyorum giyin zırhlarınızı ben yokum artık...' trene biniyorum, azrail geliyor biletimi sormaya... hazır mısın bu tren sonsuzluğa gidecek yarı yolda yorulma diyor.. göster bakalım biletini... azrail bile çıplak kalıyor gözlerimin karşısında, sessizce fısıldıyorum son nefesimde, '' BEN BİR GÖLGE AVCISIYIM TRENCİ, GÖTUR BENİ...

(2006 İstanbul - Ankara Fatih Ekspresi)

   1 comments

henry lee
March 5, 2007   11:50 AM PST
 
Ne kadar rahat ağladım, ne kadar huzurlu... 5 kişi saydım mal gibi bakan, 5 kahkaha attım bi yandan. Zıvana boğazıma kaçtı yanıyo orda, illüzyonist hatası, ama yine de başarılıyım 5 kişinin karşısında, "gözlerinden bişiler geliyo!" der gibi bakıyolar.

İlk ankara'da ölümden döndüm ben, belki de ona el sallamadığını gördüğüm için. Belki de haddimi aşıp durmak tek derdim.

Her halikarda, hiç ilişmeden, çok uzaklaran, çok teşekkürler. Ya da nefret mi etmeliyim. Neyse, sadece bi ses duyarsan şaşırma diye söledim.

Leave a Comment:

Name


Homepage (optional)


Comments